Booking.com
 
  • Balondan Dünya

Çıralı Gezi Rehberi: Yaz 2020 / Durak 2

Güncelleme tarihi: Eki 17


Çıralı'ya hoşgeldiniz 🎈

Çıralı, meşhur Olympos’un komşu sahili. Konaklama yerleri ve aslında plajları ayrı olsa da genelde bir olarak anılıyorlar.


Çıralı sahili, Olympos Antik Kent’e kadar olan geniş sahil kesimi. Çıralı ise bu sahilin arkasında kalan, Olympos’a göre biraz daha pahalı konaklama alternatiflerinin bulunduğu bölge. Olympos, camping ve bungalov ağırlıklı iken Çıralı benzer yerlerin biraz daha lüks versiyonlarını içeriyor. Yine de her iki bölgede de uygun fiyatlı tatil yapmak çok kolay 😎


Çıralı ve Olympos’tan lüks beklentiniz olması. Çok güzel bir denizi var; ancak hem çakıllı hem de genelde öğleden sonra dalgalanıyor. Şezlong, şemsiye yok; sadece bazı otellerin kendine özel alanı var. Duş ve kabin yok. Giderken bunlara hazırlıklı olmakta fayda var. Deniz ayakkabısı, konaklama yerinizin plajı yoksa şezlong, şemsiye vb..


Bir de carettaların yumurtlama alanı olduğu için plaj 20.00-20.30 arası boşaltılıyor ve gece sahilde hiç ışık olmuyor. Restorantlarda da sadece loş ışık kullanılıyor 🐢


Genel bilgileri bitirelim ve gelelim ulaşım, konaklama, tatil detaylarına 🎶


ULAŞIM 

Olympos-Çıralı bölgesine gelmek için özel araç veya Antalya otogardan dolmuşları kullanabilirsiniz. Hava yolu ile de gelseniz dolmuşlar için ilk önce otogara geçmeniz gerekiyor.


KONAKLAMA

- Blue&White Hotel

- Hera Hotel bildiğimiz ve ilk önereceklerimiz olabilir.


Glamping isterseniz tek seçenek var; Campo Portakal Eco Glamping.


AŞAĞIDAKİ LİNKTEN TELEFONUNUZDA VEYA TARAYICINIZDA VPN AÇARAK ARAMA VE REZERVASYON YAPABİLİRSİNİZ 🙌




Biz San Simon Hotel’de konakladık. Denize de merkeze de yaklaşık 10 dk yürüme mesafesinde. Bizim beklentilerimizi çok karşılamadı; ancak uygun fiyatlı konaklama için düşünülebilir. Yeri iyi, burası olmasa da çevresini tercih edebilirsiniz. Ne çok uzak ne de merkez kalabalığının içinde. Sahilde özel alanı ve şezlongu var, bu bir artı. Oda beklediğimiz gibi çıkmadı, sıcak sudan yana biraz sıkıntı yaşadık ve işletmeci çok kibar da olsa bilgilendirme kısmını biraz zayıf bulduk. Ama merkezdeki restorantı olan San Simon Restoran çok güzel, onu atlamayalım. Bahçesi güzel ama kesinlikle daha da güzelleştirilebilir. Kahvaltı da tatmin edici.





YEME – İÇME

Merkezde ve sahilde her bütçeye uygun yemek yerleri mevcut. Ağırlıklı salaş mekanlar var. Bizim denediklerimiz ve görüşlerimiz şu şekilde:


- Çıralı Restaurant: Ev yemeği gibi yiyebileceğiniz bir yer. Ortamı aslında çay bahçesi gibi ancak yemekler çook lezzetli. Mezeler, ikramlar, ana yemekler…Tam eski usul, bol zeytinyağlı ve lezzeti yerinde. Sebzeli makarna, pilav, imambayıldı, mücver tercihlerimizdi.





- Salih Pansiyon: Deniz molamızda gözleme yemeye gittik. Bahçede, ağaçlar altında güzel bir gözleme yiyebilirsiniz.



- Karakuş Restaurant: Lüks kategoriye sokabileceğimiz bir yer. Mezeler günlük yapılıyor. Lezzetler iyi. Cunda ezmesi, Girit babağı, et schnitzel, Çökertme kebabı ve San Sebastian tercihlerimiz oldu. Ana yemeklerin tuzu bize az geldi ama hepsi geçer not aldı.


- San Simon RestoBar: Lüks kategoriye sokabileceğimiz bir diğer yer. Konakladığımız otele bağlı, dolayısıyla indirim uygulanıyor. Hamburgeri de pizzayı da çok beğendik. Ortamı da güzel.



- The Beaver Coffee Shop: Panda Coffee (beyaz ve bitter çikolatalı kahve) içtik, güzeldi. İzmir bomba ortalama lezzetteydi. Ortamı güzel.



- Asmaaltı: Çıralı’da tatlı ve dondurma için gidebileceğiniz minnoş bir adres. Korona önlemleri ile özellikle kalbimizi kazanmışlardı.



- İkiz Restaurant: Deniz börülcesi, şiş balık ve chef’s special fırın beyti yedik. Şiş balık aslında güzeldi; ancak porsiyonu küçüktü. Fırın beyti ise çok karışık lezzetler içeriyordu, çok sevemedik. Deniz börülcesi içimize sinerek beğendiğimiz tek şey olabilir.



GEZİLECEK YERLER

Antalya’da herhangi bir yere yolunuz düştüyse gezecek çokça yeriniz var demektir. Başlıyoruzz 🎉


- Olympos Antik Kenti: Çıralı sahilden veya içerideki yoldan yürüyerek ulaşabilirsiniz antik kente. Giriş ücreti 30 TL (2020), Müzekart geçerli. İçeride kilise, lahitler, soyluların oturduğu evlerin olduğu alan vb gezilecek bölümler var. Gezmesi 45-50 dk sürüyor, son giriş ise 19.00. Mutlaka görün deriz. Yeşil ve grinin uyumu karşılayacak sizi.



- Yanartaş: Ulaşımı araçla/bisikletle, tepeye son 1 km kalaya kadar giderek yapabilirsiniz; buradan sonrası tırmanış. O yüzden ayağınızda rahat bir ayakkabı olması önemli. Son çıkış saati 20.00 olarak söyleniyor; ancak 20.00dan sonra da çıkılabiliyormuş. 20.00’ye kadar giriş ücreti 9 TL (2020). Sonrasında kontrol yok. Geç çıkmanın sıkıntısı çok karanlık olması. Hiç ışık yok. Daha erken gidecek bile olsanız dönüş için yanınızda mutlaka fener bulunsun. Çok beklentiniz olmasın. Özellikle kalabalık dönemde her ateşin başını birisi kapladığı için hayal ettiğiniz manzarayı göremiyorsunuz. Ama dünya üzerinde nadir yerlerden olduğu için gitmekte fayda var.


- Göynük Kanyonu: Likya yolunun başlangıç noktası. Ulaşım için en iyisi özel araç. Aracınız yoksa dolmuşla Göynük tabelasında inip yürüyebilirsiniz. Giriş ücreti 11 TL (2020); ama body rafting ve/veya zipline yapacaksanız sizden bu ücret alınmıyor. Onun yerine body rafting (kanyon turu) için 80 TL (2020), 70 TL zipline veya her ikisini de yapacaksanız 130 TL ödeme yapıyorsunuz. Body rafting kesinlikle önerimiz, yapmazsanız kanyonu gezmiş sayılmazsınız, bizden söylemesi. Girişten 15 dk mesafede yemek yerleri ve sizi asıl kanyon girişine götürecek jeepler var. 80 TL içine bu ulaşım ve koruyucu malzemeler dahil. Jeepler sizi kanyon girişine bırakıyor, giyiniyor ve kendinizi buzzzzzz gibi sulara bırakıyorsunuz. Yer yer yüzerek, yürüyerek ve tırmanarak kanyonun sonundaki şelaleye ulaşıyorsunuz. Dönüşte jeeple geldiğiniz yolu yürüyerek dönüyorsunuz, mesafe uzun ancak o kadar soğumuş oluyorsunuz ki yolun yokuş aşağı olması ile de rahatlıkla yürüyorsunuz. Dönmeden bir gözleme ve nar suyu öneririz, fiyatlar yüksek gibi ama yedikleriniz lezzetli. Fotoğraf için ise kanyon içinde fotoğrafçı var, 25 TL’ye tanesini veya 150 TL’ye (2020) tamamını alabilirsiniz çekilen fotoğraflarınızın.

- Koylar Turu: Çıralı veya Adrasan’dan çıkışlı olarak yapabilirsiniz. Gidilen koyların bir kısmı farklı oluyor aradaki mesafeden dolayı.

- Adrasan ve Suluada Turu: Suluada’ya sadece Adrasan’dan gidiliyor. Adrasan’a da dolmuş veya özel araçla ulaşım sağlayabilirsiniz. Biz Adrasan Ali Kaptan ile 110 TL’ye (2020) yapmıştık turu. 10.00-17.00 arası sürüyor genelde. Adadaki 4 koya, 1 mağaraya (akıntı uygun olursa gidiliyor) ve dönüş yolunda Adrasan’a yakın bir koya uğradık. Yemekler çok güzeldi. Tur keyifliydi. Suluada’nın denizi gerçekten çok çok çok güzel. İmkanınız olursa bireysel ayarlama yapıp turlardan farklı saatte adaya gidebiliyorsunuz diye duyduk. Keyfi daha güzel çıkar kesinlikle. Adadaki koylar birbirinin aynısı gibi aslında ama deniz çok güzel; o yüzden her anı keyifli geliyor. Mağarayı ve yakınındaki yarığı gezmek ise turun ilgi çekici kısmı.



- Phaselis Antik Kenti: Araç kuyruğu nedeniyle bu tatilde girme şansımız olmayan ama önceden bildiğimiz ve sevdiğimiz bir yer. Denize de girebileceğiniz nadir antik kentlerden. Liman, agora, tiyatro gibi gezebileceğiniz alanları bulunuyor. Giriş ücreti 45 TL, Müzekart geçerli.

- Tahtalı Teleferik

- Kaleiçi

- Düden Şelalesi

- Kurşunlu Şelalesi

- Köprülü Kanyon (Tazı Kanyonu)


Dönüş/gidiş yolunda ise Myra Antik Kenti, Patara Antik Kenti, Aspendos Antik Kenti, Salda ve Sagalassos Antik Kenti gibi ilgi çekici duraklara uğrayabilirsiniz 🚗


Bizim gezi özetimiz ise şu şekilde diyerek toparlayalım, size de bir rota çizmiş oluruz belki 🎈

1. GÜN

🚗Göcek – İztuzu sonrası en güzel manzaralı yolculuğu yaparak Çıralı’ya vardık. Plaj kapanmadan denize girip yemeğe çıktık. İlk yemeği Çıralı Restaurant’ta yedik. Kahve için ise Beaver’a gittik.


2. GÜN

⛵Sabah erkenden Adrasan’a yola çıktık. Çıralı – Adrasan arası araçla 1 saat. Keyifli bir tur sonrası dönüş yapıp akşam yemeği için San Simon RestoBar’a gittik.


3. GÜN

🌺Günü Çıralı plajda geçirdik. Öğlen yemeğini Salih Pansiyon’da yedik. Kapanışı Olympos Antik Kenti ve Karakuş Restaurant ile yaptık.


4. GÜN

🌄İstikamet Göynük Kanyonu. Günün neredeyse yarısını orada geçirdik. Dönüşte denize girmek ve gezmek için Phaselis Antik Kenti’ne uğradık; ancak araç kuyruğu nedeniyle giremedik. Denizi güzeldir, aklınızda bulunsun. O yüzden korona nedeniyle kapalı olan Robinson Çamyuva’nın plajına gittik dönüşte. Otel de denizi de çok güzeldir, ağırlıklı olarak Alman turistlere hizmet verir ama 5 yıldızlı otel konaklaması isteyenlere rahatlıkla önerebiliriz, belirtelim. Akşam yemek için ise İkiz Restaurant’a, tatlı için Asmaaltı’na gittik.


5. GÜN

🏛 Dönüş yolu öncesi küçük bir deniz keyfi yapıp yola çıktık. Salda ve Sagalassos arasında bir seçim yapıp en görülesi antik kentlerin başında gelen büyüleyici Sagalassos’a gittik. Akşam yemeği için ise Afyon İkbal’de enfes bir sucuk molası verip evimize döndük.


Bir gezi yazımızın daha sonuna gelirken, gelecek yazılarda buluşmayı diliyoruz. Şuraya mis gibi bir video bırakıyoruz 🎊


Keyifli geziler 🎈

Sevgiler,

Hazal & Enes


173 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör